DÜNYA’DA DENGELER DEĞİŞİRKEN

”İTO’nun 9 Nisan tarihli Meclis toplantısında yapılan konuşmanın metnidir”

Bugün dünyada çok hızlı ve çok katmanlı bir değişim yaşanıyor.

Bizler bu değişimin tam ortasında  ve de çoğu zaman etkisi altında yaşıyoruz.

Son dönemde ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a yönelik uluslararası hukuku hiçe sayan  hamleleriyle başlayan süreç, beklenenden farklı gelişmelerle birlikte yeni bir tabloyu ortaya çıkardı.

Geçtiğimiz Salı akşamı tüm dünya ile birlikte çok ciddi bir endişe yaşadık. ABD başkanının tehditkar konuşması ve bomba yüklü uçakların bölgemize doğru hareketlenmesi herkesi endişelendirdi.

Neyse ki son dakikalardaki çabalarla şimdilik bir nefes almış olduk. Süreli bir ateşkes ilan edildi. Ama tabii bu halin nereye doğru evrileceğini henüz tam olarak kestirmemiz çok zor.

Sonuç nereye varırsa varsın şu an ortaya çıkan resimde kısmen netleşen noktaları şöyle sıralayabiliriz

İran’ın direnci, Körfez ülkelerinin kırılganlığı ve bölgedeki güvenlik algısının zedelenmesi,Ortadoğu’da dengelerin yeniden şekilleneceğini gösteriyor.

Bugün yalnızca bir bölgesel gerilimden bahsetmiyoruz.

Daha büyük bir kırılmanın işaretlerini görüyoruz.

• Körfez ülkelerinde güven algısı zayıflıyor.

• Avrupa’da ABD politikalarına mesafe artıyor.

• NATO’nun rolü tartışılıyor.

• Birleşmiş Milletler sistemi giderek daha az etkin bir noktaya doğru ilerliyor ve gün geçtikçe güven kaybediyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel düzenartık aynı şekilde işlemiyor.

Özellikle ABD ve İsrail’in son dönemde izlediği müdahaleci, pervasız ve tek taraflı adımların, mevcut uluslararası sistemi zorladığı ve meşruiyet zeminini tartışmaya açtığı görülüyor

Bölgede atılan adımların, güvenlik gerekçesinin ötesine geçerek daha geniş bir güç projeksiyonu niteliği taşıdığına dair yorumlar da giderek artıyor.

Gazze’de yaşananlar ve İsrail’in Filistinlilere yönelik adeta onları imha etme hedefine yönelik tavırları durup dinlenmeden devam ediyor.

Bu gelişmelere karşı uluslararası camiadan bazı münferit karşı çıkışların dışında ciddi bir yaptırıma yönelik yeterli bir hareket görülmüyor.

Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın yıllardır dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” ifadesi, bugün çok daha güçlü bir anlam kazanıyor.

DÜNYA EKONOMİK SİSTEMİNDE DEĞİŞİM

Jeopolitik kırılmanın yanında ekonomik sistem de dönüşüyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Bretton Woods düzeniyle şekillenen, önce altın dolar dengesine, 1971’den sonra  dalgalı kura dönen ve o tarihten sonra da dünyada hakim durumda olan dolar merkezli rezerv sistemi belli bir süredir ciddi ciddi tartışılıyor.

• Alternatif para sistemleri gündeme geliyor.

• Çin’in yükselişi dikkat çekiyor.

• Ticaret ve enerji hatları yeniden şekilleniyor.

2001 sonrası dönemde ABD’nin stratejik perspektifinde hem İslâm dünyasının hem de Çin’in uzun vadeli rekabet alanı olarak konumlandırıldığını görüyoruz.

Bu çerçevede bugün yaşanan gelişmeler, yalnızca bölgesel değil aynı zamanda bir yandan İslâm dünyasını daha fazla kontrol altına alma diğer yandan da Çin’in enerjiye erişimini ve küresel yükselişini sınırlamaya yönelik daha geniş bir rekabetin parçası olarak değerlendiriliyor.

Çünkü Çin’in üretim gücü, teknoloji yatırımları ve“Bir Kuşak Bir Yol” girişimiyle kurduğu lojistik ağ,küresel dengelere doğrudan tesir ediyor…

DEĞİŞİMİN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ

Bu değişim sadece dünyayı değil bizi de birinci eldenetkiliyor.

Türkiye, tam da bu kırılma hatlarının ortasında yer alıyor.

Enerji yollarının, ticaret koridorlarının ve jeopolitik geçişlerin kesiştiği bir noktadayız.

Bu durum bize bir tarafıyla bakıldığında önemli bir avantaj sağlıyor…

Ama aynı zamanda çok dikkatli yönetilmesi gereken bir denge alanı da oluşturuyor.

Çünkü bu tür dönemlerde ülkeler sadece ekonomik performanslarıyla değil aynı zamanda kriz yönetme kabiliyetleriyle öne çıkarlar.

Türkiye bugün:

• Dengeli dış politikası,

• Gelişen savunma sanayii,

• Krizlere rağmen ayakta kalabilen ekonomik yapısı ile bu süreci yönetmeye çalışıyor.

Ancak önümüzde ciddi riskler de var:

• Petrol fiyatlarındaki artış,

• Turizm gelirlerinde olası düşüş,

• Dış ticarette daralma,

• Kur politikası ve maliyet baskısı.

Bu başlıklar, önümüzdeki dönemde ekonomimizi doğrudan etkileyecek gibi görünüyor

DEĞİŞİMİ YAŞARKEN OKUYABİLMEK ÖNEMLİ

Biz yaşarken dengeler değişiyor. Bu değişimi doğru okumak sadece bir tercih değil bir zorunluluktur.

Bu noktada bizlere düşen sorumluluk çok açık:

• Gelişmeleri doğru analiz etmek,

• Karar vericilere doğru bilgi ve yorumlarla katkı sunmak,

• İş dünyasını bu değişime hazırlamak.

İTO; sahip olduğu yaygın ağ, nitelikli kadro ve araştırma kapasitesiyle bu süreçte muhakkak ki çok önemli roller üstlenecektir. Bizler de iş hayatının merkezinde yer alan temsilciler olarak bizatihi sürecin içinde etkin roller alacağız ve de almalıyız.

İTOSAM gibi yapılarla daha fazla veri üretmek, daha güçlü öneriler geliştirmek ve iş dünyasını yönlendirmek zorundayız.

İTO, İstanbul’daki diğer odalar ve TOBB ile birliktedaha sıkı bir istişare ve iş birliği içinde olmalıdır.

Bu geçiş döneminde iş dünyasını oluşabilecek rüzgârlara karşı daha dirençli hale getirmek içinzemini doğru okumak ve güçlü öneriler ortaya koymak durumundayız.

Önümüzde kolay bir dönem yok. Bu bir geçiş süreci… Ve bu süreç aynı zamanda bir sınav.

Bu sınavdan nasıl çıkacağımız, gelişmeleri ne kadar doğru okuduğumuzla ve ne kadar birlikte hareket ettiğimizle doğrudan ilgili olacak.

İnşallah bu dönemi daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir şekilde aşarız.

KÜTÜPHANELER HAFTASI VE İŞ DÜNYASI OKUYOR ETKİNLİĞİ

Her yıl mart ayının son pazartesi ile başlayan hafta Kütüphaneler Haftası olarak kutlanmaktadır. Türkiye’de bu konuda 1964 yılından beri kutlamalar yapılmaktadır.  

Yani bu sene 62’nci yıldayız. Bu haftanın amacı halkımızın kütüphanelerden daha fazlayararlanmasını sağlamak, insanımızın, gençlerimizin ve çocuklarımızın kitapla, kültürle ve kütüphanelerle daha fazla içli dışlı olmasını teşvik etmek.

Bizler de Basım Yayın komitemizin teklifi, yönetimimizin ve üniversitemizin organizasyonu ile bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz “İŞ DÜNYASI OKUYOR” adlı bir etkinlik düzenliyoruz.

Sizleri de bu etkinliğe davet ediyoruz ve her yıl bir kitabı sizlere dağıtıyoruz.

Buradaki ana amacımız iş dünyası olarak sembolik de olsa bir program dahilinde kitabı, kütüphaneyi ve okumayı gündemimizin en başına almak ve bu çerçevede güzel bir rol model örneği sunabilmek.

İşte 2 Nisan günü İstanbul Ticaret Üniversitemizin Sütlüce Kampüsünde “3. İş Dünyası Okuyor”organizasyonumuzu başarılı bir şekilde gerçekleştirdik.

Konuğumuz Sayın Murat Ülker’di. Murat Bey’i seçmemizin sebebi uzunca bir süredir hem kendi bloğunda hem de Linkedin de yoğun bir şekilde okuduğu kitapların özetlerini yayınlaması ve bunları kitaplaştırmasıydı.  Bu buluşmanın gençler için de yararlı bir örneklik olacağını düşündük.

Kendisi de bizi kırmadı ve programımıza katıldı. Teşekkür ediyoruz.

Üniversitemizin Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın İsrafil Kuralay ile yapmış olduğu söyleşi programında hayatı ve iş dünyası ile ilgili son derece ilginç bilgiler aktardı.

Ardından her yıl olduğu gibi üniversitemizin kütüphanesine geçerek Murat Ülker’in “Murat Ülker’den Röportajlar” kitabı ile İbrahim Tenekeci’nin “Uzak İstanbul” kitabından kısa kısa okumalar yaptık.

Dışarıda bu kitabı sizlere dağıtıyoruz. İçinde İstanbul ile ilgili çok güzel bölümler var özellikle okumanızı tavsiye ediyoruz…

Böylece iş hayatı ile kültür hayatının aslında ayrılmaz bir parça olduğunu göstermek istedik.

Bu yapılan işin hem kendi gelişimimiz hem de gelecek kuşaklara örnek olmak için son derece önemli olduğuna inanıyoruz.

Tabii bu arada Meclisten katılan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.

21. dönem Meclisimizin bu son İŞ DÜNYASI OKUYOR programı idi.

İnşallah 22. Dönem’de Yönetimde ve Mecliste yer alacak arkadaşlarımız bu etkinliği aynı şekilde sürdürürler ve daha fazla sahiplenirler, diye umuyorum ve diliyorum.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir