Bu metnin yazımına ilk defa 2004 yılında başlanmıştı.
Elif Yuva’nın 18 yılının kısa tarihi olarak ilkin 2005 yılında Boğaziçi Yöneticiler Vakfının Bülteninde yayınlandı. Daha sonra 2011 yılına kadar tesbit edebildiğimiz kadarıyla yeni gelişmeler ilave edildi. Elif Yuva‘ya emeği geçenlerden Allah razı olsun.
Dile kolay tam 18 yıl geçti…(…yıl 2005)
1987 yılında, Basınköy’de yazlık bir evde, ilk talebelerinin kendi çocuklarımız olduğu, ilk öğretmenlerinin da yine kendi aramızdan seçildiği bir çerçevede başlamıştık, Elif YuvaMacerasına…
Sevimli bir WOSWOS minibüs ile yavrularımızı İstanbul’un dört bir yanından getirip aşk ve şevk ile eğitim yapıyorduk…
Hanımlarımız ciddi bir seferberlik ruhuyla olaya sahip çıkmışlardı
Rahmetli İkbal Hanım, sabah erken saatte gidip yemeklerini yapıyordu çocukların.
İstanbul’a henüz doğalgaz gelmemişti ve kömür kazanlı bir kaloriferle ısıtıyorduk içinde eğitim yapılan mekânı…
İkbal hanım ve ilk şoför amcamız Rahmet-i Rahman’a kavuştular…
İlk talebelerimiz Hatice, Ali, Merve, Asım, Rüveyde, Ebubekir, Mustafa ve ismini anamadığımız diğerleri bugün üniversiteye gidiyorlar.
Üstüne üstlük Hatice evlendi ve yuva sahibi bile oldu…
İlk öğrencilerimizden Kübra, geçen yıl Elif Yuva’da stajyer öğretmen olarak hizmet gördü.
Daha sonraki dönemden Yusuf Kot’un isminin, geçenlerde Yeni Şafak Gazetesi ile beraber dağıtılan‘‘Çocuklar Gezegeni’’ isimli kitabın renklendirme başlığı altında zikredilmesi bizleri çok mutlu etti.
İlk Müdiremiz Afife Hanım bugün kardeş yuvamız olan Bayrampaşa’daki Bayram Yuva’nın müdürlüğünü yapıyor. Yılların tecrübesi ve artan heyecanıyla…
Ağabeyi Kemal Kıdıl, yani bin küsur çocuğumuzun Kemal Hoca’sı, ömrünü bu sevdaya vakfetti ve bugün Elif Yuva’nın yanı sıra, Bayrampaşa’daki İstanbul’un en güzel yuvalarından biri olan Bayram Yuva’da, hem yuvadaki çocuklara hem de tüm ilçenin çocuklarına yönelik hizmetler üretmeye çalışıyor.
Aramıza öğretmen olarak katılan Bahar Hanım, bugün Elif Yuva’nın sorumlu müdürü.
Yenikapı’da bir dönem müdür yardımcılığı yapan Nezahat Hanım ‘Okul Öncesi Dönemde Din Ve Ahlak Eğitimi’ alanında doktora çalışmasını bitirdi.
Çocuk eğitimi çalışmamız, ilk başladığı yıllarda çektiği araç gereç sıkıntısını bugün artık çekmiyor. Çünkü geçen yıllar ülkemizde çok şeyi değiştirdi.
O dönemin en maharetli bilgisayarı Apple’ın Macintosh Plus’ı idi. Daha renklenmemişti, bugünkü gibi cd’ler, animasyon programları yoktu.
Bilgisayarların renkli çıkışlar da yoktu, cep telefonu henüz kullanılmıyordu.
Dijital fotoğraf makineleri ve videolarla kayıt yapılıp, onlar bilgisayarlarda ve vcd’lerde izlenemiyordu.
Çocuklara sevgili Kemal Güler’in çizdiği resimlerin içini boyatarak faaliyet yapıyorduk.
Televizyonlar bile tek kanallıydı. Sadece TRT yayın yapıyordu. E-mail, Web sitesi gibi kavramlar henüz hepimiz için yabancı kavramlardı.
En modern yazı makineleri elektrikli daktilolardı…
Dile kolay tam 18 yıl geçti…
18 Yıl evvel dünya henüz çift kutupluydu.
Berlin duvarı yıkılmamıştı…
Gençlik dönemimizin güçlü gibi görünen Komünist (!) Devleti, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği çözüldü, Amerika tek süper güç konumuna yükseldi.
Mao’cu Çin, kapitalistleşme yolunda büyük mesafe kat etti.
Bugün siyasetten çekilmiş olan, Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş, 12 Eylül sonrası yasaklı dönemden daha kurtulamamışlardı. Bu gün artık Türk siyaset hayatında onların adı çok az anılıyor.
Rahmetli Özal bile daha Başbakan’dı.
Elif Yuva faaliyete başladığı zamandan bu güne ülkemizde üç Cumhurbaşkanı değişti.
O dönemin kudretli Cumhurbaşkanı bugün Marmaris’te resim yapıyor.
18 yılda 1994 ve 2001 tarihlerinde ülkemiz iki büyük ekonomik kriz yaşandı. Körfez bölgesine iki büyük müdahale yapıldı.
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi de yine bu zaman aralığında vuku buldu.
28 Şubat krizi post modern darbe adıyla tarihimizde çok ciddi bir etkiye sebep oldu.
İlköğretim kesintisiz olarak 8 yıla çıktı, Kur’an Kursları, hafızlık eğitimi ve İmam Hatip okulları bu süreç sonrasında ciddi bir yara aldılar.
Bu süreç bir çok alanda çok derin izler oluşturdu.
Elif Yuva’nın kuruluşunda hizmeti geçen insanlar da tüm bu olaylardan hem madden, hem manen, hem de fiziken etkilendiler.
Dünyaya, siyasete, ekonomiye, dinin insan hayatında oynadığı role bakışını yeni baştan sorgulayanlar, kısmen veya tamamen farklı bir mecraya girenler oldu.
Kimileri krizlerde işlerini kaybettiler. Hayatın cilvesi bazı kişileri merdivenin üst basamaklarına bazılarını da altlara doğru yöneltti.
İstisnasız hepsi yaşlandılar, saçları ve sakalları beyazladı, belleri büküldü…
Bazıları kayınpeder, kayın valide bile oldular.
Yakında dedelik ve büyükannelik haberlerini alırsak bu bizleri şaşırtmasın.
Dile kolay tam 18 yıl geçti…
Bir neslin gençlik çağlarında başlayıp orta yaş sürecine(!) geçişini bünyesinde barındırdı bu tarihi aralık…
Eğitim konusuna önem veren, bu amaçla çocuklara küçük yaşlardan itibaren bir şeyler aktarmayı düşünen insanlar, Elif Yuva çalışmasına bir şekilde destek verdiler.
Bazen toplantılarına katıldılar, bazen bültenine yazı yazdılar, bazen arabalarıyla çocuk taşıdılar, bazen para verdiler, bazen bir telefonla da olsa arayıp hal hatır sordular, bazen yapılanları yeterli bulmayıp daha iyisini farklı mecralarda yapmaya çalıştılar, ama eminiz ki devamlı yapılanları ve yapılamayanları takip edip, kalben dua ettiler…
Yenikapı ve Bakırköy süreçleri çok keyifli devreleri olduğu kadar çok sıkıntılı dönemleri ile de hayatımızda önemli bir yer edindiler.
Bugün kurumsallaşan ve hepimizin iftihar vesilesi olan oluşumların bazılarının ilk nüveleri mahiyetindeki toplu iftarlar ve istişare toplantılarının bir bölümü bu mekânlarda gerçekleşti.
Şimdi kocaman olan yavrularımızın bazılarının sünnet merasimlerine de ev sahipliği ederken, Elif Yuva, vazifesini yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyordu.
İmkânsızlıktan tıkandığımız devreler oldu. Çok bunalıp bu işi bırakalım dediğimiz ve dostların maddi ve manevi destekleri ile tekrar devam kararı aldığımız bazı anlar, 18 senelik süreçte bizi aynı anda üzen ve sevindiren devreler olarak zihinlerimizde yer edindi.
Geçen 18 yılda eğitimdeki genel felsefemizde önemli bir değişim olmadı:
Çocuk, Aile ile birlikte eğitilmelidir.
Eğitimcilerin eğitimi de en az onlar kadar önemlidir.
Mekân eğitimin ayrılmaz bir unsurudur.
Eğitim malzemeleri de bu üçlüyü tamamlar nitelikte olmalıdır; prensiplerini daima ön planda tutmaya çalıştık
Bu 18 yılda program üzerinde çok yoğun şekilde çalışıldı… Bugün Elif Yuva, kardeş kuruluş olan Bayram Yuva ve daha birçok okulda henüz kitaplaşamamış olan bu programın takip edildiğini görmek bizleri cidden çok mutlu ediyor…
Elif Yuva’da, 2003-2004 Yılı ile birlikte ÇOKLU ZEKA UYGULAMASI adı altında bir çok disiplinin eğitimde kullanıldığı bir yöntem denenmeye başlandı.
Ailelere yönelik gerek Elif Yuva’da gerekse de Bayram Yuva’da aile seminerleri düzenli olarak yapılıyor.
İlköğretim çağındaki çocuklarımıza da imkân ölçüsünde programlar düzenleniyor.
Ağır aksak da olsa İKBAL Aile Eğitimi Bültenimiz çıkıyor. Son yayınlananla birlikte ONBİRİNCİ sayıya ulaşan İKBAL’in daha iyiye gitmesi için, ilgi duyan ve onu önemli bulan arkadaşlarımızın katkılarını beklediğimizi ayrıca zikretmeye gerek yok diye düşünüyoruz..
Dile kolay tam 18 yıl geçti…
Türkiye’de ve dünyada bunca değişime rağmen bu eğitim süreci içinde bazı şeyler değişmeden ama gelişerek devam ediyor.
En azından devam etmesi için uğraş veriliyor.
2004-2005 Eğitim Yılı başlarken Elif Yuva Bakırköy İncirli’de yeni yavrularını bekliyor.
Sadece yavrularını değil, kendisine motivasyon, güç ve moral verecek eskimeyen ve yepyeni dostlarının bu hizmete katkı sağlamalarını da bekliyor.
18 Yılların daha da çoğalması, dünden yarına daha güçlü ve değişen şartlara temel özelliklerini değiştirmeden adapte olabilen sağlam kurumların oluşabilmesi için bu katkıların sürekli olmasını diliyor.
Daha nice 18 yıllara.
Sadece bizle beraber değil, bizlerden sonra da aynı ana gayeye yönelik olarak sürecek nice 18. yıllara.
Saygı, selam ve muhabbetlerimizle…
24. yılın içinden geçerken film devam ediyor……. (…2011 başları)
….diye bitirmiştik bu yazıyı o zamanlar…
Okuyan ve aynı tarihin içinde yer alan dostlardan çok olumlu tepkiler almıştık.
Derken aradan 6 yıl daha geçti..
Elif Yuva’nın Bakırköy’deki yerinin sahibi Ali bey amca Rahmet-i Rahman’a kavuştu
Mirasçıları bizi o mekandan çıkardılar ve binayı sattılar.
Bize yıllarca gönlünü açan Ali amcamızın hatırına Yenge hanımın tek bir isteğiyle terk ettik Bakırköy’deki o güzel bahçeli yerimizi.
Tam o tarihlerde Bayrampaşa’da bir yuva daha açmak nasip oldu; Bayram Yuva 2.
Çok istememize rağmen, Elif Yuva ismini yeni mekana koyamadık
Fakat bunda da bir hayır vardır deyip tescilini aldığımız bu ismi, kapısına asılacağı yeni bir yuvaya koyarız umuduyla bir kenarda beklemeye aldık
Mühim olan isim değil içeriktir diyerek avutmaya alıştırdık kendimizi…
Elif Yuva ile beraber ilköğretim çağındaki çocuklar için başladığımız Çocuk Kulübü ve Etüd Eğitim merkezi çalışmalarımız 2005 yılı itibariyle semeresini vermeye başladı.
Bayrampaşa Bilgi Merkezi üç adet farklı mekanı ile birlikte 1000’e yakın ilköğretim çocuğuna hizmet veriyor Bayrampaşa’da.
2005 Yılından bu güne 6000 civarında çocuğumuz bu eğitim yuvasından hizmet aldı.
Ağır aksak çıkan İkbal Aile Eğitimi dergimiz, Bayrampaşa İkbal olarak uzunca bir süre yayınlandı.
Onun yanında 30’lu sayıları geçen Hayal Treni adlı sadece çocukların hazırlayıp çıkardığı ayrı bir yayınımız da hayatını sürdürüyor.
Çocuk dostu Ahmet Mercan, yayınları ve daha birçok programı özveri ile organıze ediyor bizlerle beraber.
Aynı adla var olan isimdaşlarından çok daha farklı bir formatta sürdürdüğümüz Bilgi Merkezi ve Bilgi Evi çalışmamız, çok ilgi gördü ve İstanbul dışına da taşar hale geldi;
Bir hayırsever grupla birlikte Adıyaman ve Aydın’da da aynı tarz Bilgi Merkezleri kuruldu.
Elif Yuva ailesi oralara da bilgi birikimlerini taşımaktalar.
İstanbul Esenler de, iki bilgi evi ile bu güzel çalışma kervanına katıldı.
2000 civarında çocuğumuz da bu sivil insiyatif çerçevesinde hizmet görüyor.
Tabii hiç değişmeyen çalışma ilkemiz olan aileleri de eğitimin içine çekme düsturumuz aynen devam ediyor.
Hem çocuklar, hem aileleri, hem de meslek içi eğitim gören öğretmenlerimiz ve tabii ki bizler de her gün yeni şeyler öğreniyoruz
İlk günlerde adeta Kızıl Elmamız olan iyi eğitim güzel mekanlarda olmalıdır hayalimiz son dönemlerde gerçekleşmeye başladı.
Yuva ve bilgi merkezi mekanları artık bir hayli güzel.
Bayrampaşa Belediyesi’nin başta Hüseyin Bürge olmak üzere eğitim gönüllüsü Başkanı ve Yöneticileri 2001 yılında Bayram Yuva 1 ve 2008 yılında Bayram Yuva 2 adlı mekanları okul öncesi eğitimin hizmetine sundular. 2005 yılında başlayan Bayrampaşa Bilgi Merkezi de yine bu ekibin özverili katkıları ile önemli bir örnek kurum haline geldi
İnşallah bu güzellik yetişen çocuklarımızın iç dünyalarını da güzelleştirir
Bu arada hedeflerimizden biri olan Vakıflaşma hayali de gerçekleşme safhasına geldi
Eğitim, sağlık ve çevre vakfı kurumsal yapısı ile tüm çalışmalarımızı kuşatmaya başladı….
Aradan geçen 6 yılda gençlerimiz de büyüdüler, hatta orta yaşlara geldiler…
18 yıllık serüveni anlatırken üniversite talebesi dediklerimiz master ve doktora seviyelerine ulaştılar.
Amerika’da, İngiltere’de, Avrupa’da ve yurt içindeki farklı şehirlerin üniversitelerinde lisans, yüksek lisans ve doktora yapan Elif Yuvalıların sayısı her geçen gün fazlalaşıyor.
O zaman bir tek Hatice evli iken bugün gelin ve damatlarımızın sayıları da bir hayli çoğaldı.
1987 yıllarında gencecik insanlar olan ilk müteşebbislerden anneanne, babaanne, dede, kayınvalide ve kayınpeder olmanın keyfini yaşayanların sayısı artmaya başladı
Tabii bu arada şu hoş gelişmeler de yaşanıyor…
Eskiden yuvada, yaz okulunda arkadaşlık yapanlar, (ya bir ilim meclisinde, ya tasavvufi bir etkinlikte, ya da bir sohbet toplantısında…)farklı farklı guruplar halinde birbirlerinin buluyorlar, üstelik bazen de birbirlerinin kardeşlerine abilik ve ablalık yapıyorlar.
İşaret etmeden geçemeyeceğim bir başka güzel gelişme de Bayrampaşa’da kurduğumuz izcilik kulübünün liderliğinin Elif Yuva’nın ilk talebeleri olan Rüveyde ve Zeynep tarafından yapılıyor olması..
Gençler içinden yazarlar da çıkmaya başladı. Mehmet ve Saliha, dunyabizim.com‘da gayet hoş yazılar kaleme alıyorlar ve ciddi sayıda okunuyorlar.
18. yılda sanatsal aktivitelerinden bahsettiğimiz Yusuf Kot, Cafcaf adlı mizah dergisinin yazı işlerini müdürlüğünü başarılı bir şekilde yürüttü ve kısa bir mola için askerlik hizmetine gitti, geldi. Bakalım askerlik sonrası sade hayat ile mizah arasında nasıl bir yol izleyecek?
Mustafa, Sultanahmet’te güzel bir otel işletmeye başladı.
Geçen gün internette haber siteleri arasında dolaşırken çok izlenenlerden birinin yayın yönetmeni olarak tanıdık bir isme rastladım; Yuva talebelerinden Halid Emre Aydın.
Kemal Hoca birkaç yüz çocuktan binlerce çocuk ve gencin amcası olma seviyesine yükseldi.
Afife Hanım istikrarlı bir şekilde, kendini geliştirerek ve derinleştirerek okul öncesi eğitim alanındaki yöneticilik kariyerine devam ediyor.
Nurgül Hanım Bilgi Merkezi’nin rehberlik servisinde hizmet veriyor ve Yuvalar Eğitim komisyonuna katkı sağlıyor.
Facebook ve twitter gibi sosyal medya mecralarında tüm bu çalışmalar ve etkinlikler paylaşılıyorlar… Güzellikler paylaşıldıkça daha da artacak.
Ve bu film devam edecek inşallah…
Yazıyı yayına koyarken hüzünlü bir son dakika notu;
Dünya halinde gelmek olduğu gibi gitmek de mukadder. Bu çalışmalar içinde tüm maddi ve manevi varlıklarıyla yer alan Şişmanoğlu ailesinin önemli bir ismi olan Ahmet Şişman ağabeyimizi geçenlerde Rahmet-i Rahmana uğurladık. Mekanı cennet olsun…
Erhan Erken
Ağustos 2011 Dünya Bizim