Son ekonomik gelişmeler üzerine

 

Bu yazı ekonomide baş gösteren ciddi döviz artışı ve onun oluşturduğu ortam üzerine bir facebook paylaşımı olarak kaleme alınmıştır

SON GELİŞMELER ÜZERİNE YAYINCILAR MATBAACILAR VE GENEL OLARAK ÜRETİM YAPANLAR ACABA NE HALDELER?

İstanbul Ticaret Odasında (İTO) yayıncı ve matbaacıları temsil ediyoruz. Türkiye’de kağıt üretiminin çok az oluşundan dolayı kağıt ithalatı yoğun. Bu ara dövizdeki yükseliş özellikle kağıt fiyatlarını çok arttırdı. Matbaacı, yayıncı ve tabii olarak okur bu durumdan menfi etkileniyor ve zaman içinde de, daha çok etkilenecek gibi görünüyor.

Türkiye’nin Ekonomik dengeleri genel olarak kendi dinamiği ile bu şokları karşılayabilir. Fakat reel sektörde iş yapan üreticiler bu tür ani değişikliklerde büyük sıkıntıya düşüyor. Yayıncı kağıt bulamıyor, matbaacının ithal girdileri artıyor. Hammaddeciler hemen nakit istemeye başlıyorlar.

Ekonominin belli bir istikrar içinde süreceğine inanıp makina alan ve dövizle borçlanan firmalar bu artışlarda kara kara düşünüyorlar. Faizlerdeki artış finansmanı yeterli olmayan üreticilerin maliyetlerini arttırıyor. Hacmi nisbeten küçük işletmeler için bunlar hepsi büyük dert.

Ülkemizde KOBİ diye nitelenen işletmeler ekonominin büyük bölümünü oluşturur. Fakat krizler, şoklar veya ani ekonomik değişimler hep o zümreyi hırpalar. Devlet vergi borçlarında af, KOSGEB, Kredi Garanti Fonu desteği vs gibi hamlelerle bazı pansumanlar yapar fakat yeterli olmaz.

Ülkede üretim ikliminin geliştirilmesi çok önemli bir iş. Bunun üzerinde çok detaylı kafa yormak ve yapısal bir değişim yapabilmek şart. Düşünün SEKA gibi bir kağıt üretim devi kapandı ve biz o boşluğu dolduramıyoruz. Bir çok teşebbüs başarısız oldu. Döviz artınca sorunlar daha net olarak farkedildi.

Yerli ve Milli sanayinin gelişmesi için Devlete çok iş düşüyor. Bir zamanlar Rahmetli Erbakan sanayi hamlesinden bahsederken onunla alay edenler şimdi acaba neredeler? Biz yıllarca üretim önemlidir, sanayici ülkenin temel direğidir derken, üretimi maliyetleri daha düşük olan başka ülkelere bırakalım onun yerine hizmet sektörünü canlandıralım diyenleri de şu an hatırlamamız gerekiyor.

Reel sektörde iş yapanlar, üreticiler, sanayiciler, bence bu ülkenin gizli kahramanları arasındadırlar. Ama onlara şüpheyle bakanlar, hırsız ve üçkağıtçıymış gibi davrananlar artık bu bakış açılarını yeniden değerlendirmeliler. Yerli ve Milli sanayi büyük ölçüde yine bu kesimler eliyle gelişecek. Onlara köstek değil destek olunmalı.

Tabii reel sektörün içinde var olan ayrık otlarını ayıklamak da çok önemli. Samimi olmayanlara alan açılmamalı, kötü niyetlilere imkan verilmemeli ki temiz insanlar işlerine devam edebilsin ve desteklerden hakkıyla istifade edebilsin. Devlete ve odalara bu sahada çok iş düşüyor..

Facebook 25 Ağustos 2018